Klasik bir insanım ben,
Klasik hikayeler severim...

Salı, Haziran 21, 2011

Herkes öldürebilir mi gerçekten sevdiğini?

Öyle demiş ya şair
Herkes öldürebilir sevdiğini, ama herkes öldürdü diye ölmez.
...
Düşünüyorum da, öyle mi gerçekten?
Gerçekten aşık olduysan eğer, göze alabilir misin ki öldürmeyi sevdiğini.
Sırf senin olmayacak diye, sırf başkasını seçti diye.
Klasik Türk filmlerindeki o "ya benim olacaksın ya da kara toprağın" repliğini geçirebilir misin ki hayata?
Ne kadar aşık olduğunla alakalı değil o, ne kadar canının yandığıyla ilgili.
Bir insanı öldürebilecek kadar çok sevemezsin.
Bir insanı, onu öldürebilecek kadar çok canın yandığı için öldürmeyi seçersin.
Çünkü canını yakmasa, çünkü yüreğini dağlamasa, neden öldüresin ki onu?
İçinde kor ateşler yanmasa, ruhun parçalanmasa neden yok etmek isteyesin ki?
Oysa bilmezsin, öldürsen de dinmez bu sancılar.
Çünkü o ölse de, kalbinde açtığı yarayı kapatacak merhemin olmayacak.
Çünkü her şey kendi elinde...
O ölse de, ölmese de, gelip yaralarını sarmayacak.
Onun ölmüş olması, belki başkalarında yeni yaralar açacak o kadar.
Seninkiler sonsuza dek sende kalacak.
Ancak sen de öldüğünde, her şey son bulmuş olacak...



(Sanırım Ezel'deki Cengiz karakterinin saplantılı aşkından fazlaca etkilendim. Sonra ortaya bu yazı çıktı.)

Başladığı gibi bitmesi açısından;

Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder